EFFECTS OF IMMIGRATION ON CHILD PSYCHOLOGY

EFFECTS OF IMMIGRATION ON CHILD PSYCHOLOGY

Göçün Çocuk Ruh Sağlığı Üzerine Etkisi

*Please scroll down for English version

Göçten en çok etkilenen çocuklar ve anneler oluyor. Göç yolculuğumuzdan en çok etkilenen kızım(5) oldu. Yaklaşık bir ay boyunca “Anne kimse benim ne dediğimi anlamıyor “diyerek ağladı ve okula gitmek istemedi. Ancak birinci ayın sonunda alıştı ve şimdi çok mutlu. (Hikaye mutlu son ile bitti :)) Benimle aynı hisleri yaşayan, endişeli gözlerle çocuğunu izleyen aileler için; Eindhoven’a göç etmiş, hem çocuk psikoloğu, hem de göçmen bir anne olan Elif Durgel ile göçün çocukların ruh sağlığına etkisi üzerine söyleşi yaparak bir yazı dizisi hazırladım. Keyifli okumalar…

Elif Durgel Kimdir?

Ben,çocuk psikolojisi ve kültür alanlarında uzmanlığını yapmış ve uzun yıllardır göçmenlik, anne-babalık ve çocuk gelişimi konularında akademik çalışmalar yürüten bir psikoloğum. Hacettepe ve Koç Üniversiteleri’nde eğitim gördükten sonra Hollanda’ya ilk defa 2006 yılında geldim. Burada hem uzmanlık eğitimime devam ettim, hem de akademik çalışmalar yürütüp dersler verdim. Almanya, Hollanda ve Amerika’daki akademik deneyimlerimden sonra 5 yıllık bir Türkiye’ye geri dönüş maceram oldu. 2018 yılından beri de tekrar Hollanda’dadayim. Şu anda Tilburg Üniversitesi’nde ders veren akademisyenlere Çok kültürlü Sınıfta Öğretim seminerleri düzenliyorum. Aynı zamanda Eindhoven’da Roots and Wings Academy şirketim ile ailelere anne-babalik eğitimleri ve bireysel danışmanlık hizmeti veriyorum. Özellikle göç etmiş, farklı bir kültüre adapte olmaya çalışan çocuklara ve ailelere yardımcı olmak beni çok mutlu ediyor.

Anne ve babalar göç etmeden önce, çocukları için bu süreci nasıl değerlendirmeliler ?

Göç etmeden önce, çocukları bu sürece hazırlamak, işin yüzde ellisini halletmiş olmak demek. Yaşı küçük olan çocuklar genelde daha az sorun yaşarlar. Çocukluğun doğası gereği, yeni yerleri merak etme içgüdüleri ve esneklikleri vardır. Dolayısıyla, küçük yaş grubunda, göç daha az sıkıntılı geçer. Yaş büyüdükçe, problem yaşama olasılığı artabilir. Okul çağındaki çocukların, yaşadıkları ülkede okula başlamış çocukların ,okul arkadaşlarından ayrılmak, alışkanlıklarını değiştirmeleri sıkıntılı olabilir. Burada yapılacak şeyler, çocuğun yaşıyla birlikte değişebilir.

Bazen şöyle süreçler de oluyor. İlk iş bulan ebeveyn taşınıyor. Ailenin geri kalanı yaşadığı ülkede kalıyor. Bu süreçte de aynı şekilde çocuğu hazırlamak gerekiyor. En önemli şey, koşul ne olursa olsun, olaya olumlu bakmak.

Anne babalar ne hissediyorsa, çocuk da onu hisseder. Bu bütün anne babalık ve çocuk gelişimi ilişkisinde geçerli, çocuğun bilinmeyen durumda nasıl hissedeceğine, nasıl düşüneceğine dair referans aldığı kişi, anne babadır. “Aaa bu durumda ben de böyle yapmalıyım? Böyle hissetmeliyim” Çocuk hisleri çok iyi hisseder, evde konuşulanları takip ettiği için duyduklarından etkilenecektir. Anne babanın, kaygı duymaması gerekiyor. Eğer kararlarından eminlerse, göç ediyorlarsa artık kaygı yaşamaktan çıkıp, yeni hayatlarının nasıl pozitif yönde değişeceğine dair adımlar atmaları gerekiyor ve bunu da çocukla paylaşmaları gerekiyor. 

Ebeveynin “Bizi oralarda kim bilir ne maceralar bekliyor” demesi gerekiyor ve çocuğa da bunu aşılaması gerekiyor

Birinci kilit nokta; anne babanın, göç etme sürecini olumlu, istenilen, heyecanla ve merakla beklenen bir şey olarak sunmaları. Yeni gittikleri yerde, neler farklı olacak, o ülkede nasıl maceralar ile karşılaşacaklar bunun üzerine odaklanmalılar. Karşılarına çıkacak her yeni şeye, olumlu çerçeveden bakmak işin püf noktası. İkinci kilit nokta; gerçekçi olmak. Pozitif ve olumlu olurken, her şey mükemmel olacak, burası mükemmel bir yer demek de gerçekçi değil. İlla ki sorunlar yaşanacak, yanlış anlaşılmalar olacak. Sistemi bilmemekten, eğitim sistemini bilmemekten yaşanan sorunlar çıkabilir. Bir takım alışkanlıklar değişecek. Eskiden yaşadıkları yerde, her yere araba ile gidiyorlarsa belki burada ehliyeti çevirmek süre alacak.

Anne babaların, kaygıdan çıkıp bunun çok olası zaten karşılaşılacak bir şeymiş gibi çocuklara aktarmaları gerekiyor. “Ya bir sorun olursa’’ değil de “evet zaten bir sorun olacak” mesajını anne babaların çocuklarına yerleştirmeleri gerekiyor. Yeni şeyler denerken, bazı şeyler ters gider bu çok normal.

Yüzme öğrenirken de su yutarsın. Belki arkadaş edinirken ya da belki evimizi hemen bulamayacağımız, mobilyalarımız hemen gelmeyecek bir süre eşyasız olacağız, bunların hepsinin olabilme ihtimali çok yüksek, olursa da çözümü olan şeyler, bunu normalize etmek oldukça kritik. İki şey çok önemli; heyecan, oyun, macera olarak bakmak ve gerçekçi olmak, gerçekçi olurken de kaygıyı korkuyu bir kenara bırakmak, bir diğer önemli şey de; çocukla konuşmak. Anne babalar, taşınma kararını alırken, çocuğa sormadan yola çıkarlar. Bu yetişkinlerin verdiği bir karar , fakat bu karardan çocuğun hayatı tamamen etkileniyor, bambaşka bir yola gidiyor, dolayısıyla çocuğu da bu sürece dahil etmeleri gerekiyor. Şu ülkeye taşınalım mı? diye sorulmasına gerek yok, fakat taşındığınız zaman, karar sürecine çocuğu mutlaka dahil etmek gerekiyor. Ev seçerken, mümkünse çocuk ile birlikte gezmek. Onun da fikrini almak.

Çocuğun okulunu seçerken, anne babanın bir kaç okul seçeneğine indirdikten sonra, artık çocuğun fikrini sorması. Mesela, iyi bir fikir; Yeni evde odasını düzenlerken sen nasıl istersin diye sormak. Yine macerayı, eğlenceli hale getirerek, çocuğu da karar mekanizmasına dahil edecek bir yöntem belirlemek gerekiyor. 

Kişilik %40 Doğuştan %60 ise Çevrenin Etkisidir

Çokkültürlülük dediğimiz şeyin en kilit özelliklerinden bir tanesi açıklık; yeniliklere ve farklılıklara açık olmak. Ebeveynin “Bizi oralarda kim bilir ne maceralar bekliyor” demesi gerekiyor ve çocuğa da bunu aşılaması gerekiyor. Bu bir kişilik özelliği aslında fakat kişilik %40 doğuştan %60 ise çevrenin etkisidir. Çocuğun kişiliğini, %60 yaşadığı çevre ve başına gelen olaylar belirler. Ebeveynin tutumu da belirler. Dolayısıyla anne baba, kaygı veriyorsa çocuğun farklı şeylere açıklık becerisi körelir. Yeni şeylerden korkar, halbuki yeni şeylere açık olması için teşvik edilmelidir. Taşınmadan önce, farklı şeylere açık bir aileyiz kavramını çocuğun kavramasını sağlamalıyız. İleri ki zamanlarda çocuk, sorunları sorun olarak görmemeye başlayacaktır.

EFFECTS OF IMMIGRATION ON CHILD PSYCHOLOGY

Children and mothers are the group that most affected by migration. My daughter (5) was the most affected one by our immigration journey. For about a month she cried, saying, nobody understands what I’m saying, ve and she didn’t want to go to school, but she got used to be here at the end of the first month and is very happy now. (The story has an happy end :)) I have prepared a series of interviews with Elif Durgel, a child psychologist and an immigrant mother, who migrated to Eindhoven, for families watching their child with worried eyes and living the same feelings as me. ENJOY….

Who is Elif Durgel?

I am a psychologist who has specialized in child psychology and culture and has been conducting academic studies on immigration, parenting and child development for many years. After studying at Hacettepe and Koç Universities, I came to the Netherlands in 2006 for the first time. I continued my specialization education and conducted academic studies and lectures. Germany, the Netherlands and academic experience in the United States after my adventure an annual return of 5 Turkey. Since 2018, I am in the Netherlands again. I am currently organizing Multicultural Classroom Teaching seminars for academics at Tilburg University. At the same time, with my Roots and Wings Academy in Eindhoven, I offer parents’ parenting and individual counseling. I am especially happy to help children and families who have migrated and are trying to adapt to a different culture.

How parents should evaluate this process for their children before they migrate?

Preparing children for this process before immigration means fifty percent of the work. Younger children often have fewer problems. Due to the nature of childhood, there are instincts and flexibility to wonder about new places. Therefore, in the younger age group, migration is less troublesome. As age increases, the likelihood of problems may increase. It may be troublesome for school-age children, children who started school in their country of residence, to leave their schoolmates and change their habits. Things to do here may vary with the age of the child.

Sometimes one of the parents who finds the job leaves the country first. The rest of the family remain in the country where they live. In this period, it is also necessary to prepare the child as well. The most important thing, regardless of the condition, is to keep positive.

The children can feel her/his the parents’ feelings. This applies to the whole relationship between parenting and child development. The reference point for the child, on how to feel and think in the unknown situation is his/her parents. “Oh, in such a case, should I do that in this way, too? should I feel like this?” The child senses feelings very well, he will be impressed by what he hears because he follows the home talks. Parents shouldn’t be worried. If they are convinced of their decisions, if they are migrating, they have to stop worrying and take steps on how their new life will change positively and share it with the child.

The parent should think, “Who knows what adventures are waiting for us there” and impose it to the child

The first key point for the parents is to present the migration process as a positive, desired, exciting and eagerly anticipated change. They should focus on what adventures they will encounter in the new country and what will be different. The trick is to take every new thing to be faced in a positive manner. Second, the most important key point; is to be realistic, it won’t be realistic to say everything will be perfect, this is the perfect place. There will be problems and misunderstandings for sure. there may be problems because of the lack of knowledge on the governmental and educational systems. some habits will have to be changed. If they are used to travel by car in the country they come from, maybe it will take a while, to convert the driving license.

Parents need to get out of anxiety and reflect it to the children as if it is something likely to be encountered. Parents’ approach should clearly be “yes there may be a problem” instead of “What if a problem comes out” it is very normal to face something wrong when trying new things; and this way of thinking should be imposed to the child.

You swallow water while learning swimming. Maybe we will not make friends easily, maybe we won’t be able to find our house immediately or our furniture will not be at home on time, we’ll be unfurnished for a while. these may possibly occur, if so they all have solutions it is important to normalise this. Two things are very important; to try to accept it as an excitement, adventure and to be realistic, being realistic leaving the fears aside and the third important thing is to talk to the child as parents, during the decision to move, we do not ask our child, but the child’s life is completely affected, going to a completely different way, so we need to include the child in this process. we will not ask “Shall we move to that country?” but when you move, you need to involve the child in the decision process. When choosing home foe example, you can walk along with the child if possible and get his/her opinion too.

When choosing our child’s school, after eliminating it to a few school options, you can ask his /her opinion. For example, a good idea: Asking how he/she would like arrange his/her new room in the new house. Again, by making the adventure fun, it is necessary to determine a method that will involve the child in the decision-making process.

Personality 40% Congenital 60% Environmental Impact

One of the key features of what we call multiculturalism is openness; being open to innovations and differences. The parent should say, “Who knows what adventures are waiting for us there?” This is a personality trait, but if the personality is 40% innate, 60% is the effect of the environment. 60% of the child’s personality is determined by the environment in which he lives and the events that happen to him. The attitude of the parent also determines. Therefore, if the parents are concerned, the child’s ability to open up to different things will be diminished. He is afraid of new things, whereas he should be encouraged to be open to new things. Before moving, we need to make the child understand the concept of a family open to different things. In the future, the child will not see the problems as problems.

aysaa

Related Posts

How to Manage Your Mindset For Leadership

How to Manage Your Mindset For Leadership

Havai Fişek Ve Yeni Yıl

Havai Fişek Ve Yeni Yıl

Sinter vs Santa

Sinter vs Santa

Göçün Çocuk Ruh Sağlığı Üzerine Etkisi 2

Göçün Çocuk Ruh Sağlığı Üzerine Etkisi 2

No Comment

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir